15 Aralık 2009 Salı

KÜRESEL ISINMA İLE İLİGLİ DÜŞÜNCELERİNİZ

13 yorum:

  1. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  2. Son birkaç yıldır adını giderek daha sıkça duymaya başladığımız küresel ısınma problemi aslında yeni bir teori değil, bilim adamlarının onlarca yıldır kamunun dikkatini yöneltmeye çalıştıkları bir tehlike. Üzücüdür ki bu problemin kabul edilmesi işlerine gelmeyen dünyanın önde gelen devletleri ve sanayi lobileri bugüne kadar kamunun bu konuda bilgi sahibi olmasını engellemeyi ve hatta bu tehlikeyi sadece az sayıda insanın inandığı, safsata niteliğinde bir teori gibi göstermeyi başarmışlardır. Bu bencilce ve öngörüşsüz oyunlar yüzünden ancak günümüzde, yumurta kapıya dayandığında, hatta belki de çok geç kalmış olduğumuz bir noktada başlıyoruz bu tehlike hakkında bilgilenmeye, çünkü artık iklimlerdeki değişme, ortalama sıcaklıklardaki artış ve kapının eşiğindeki kuraklık sinyalleri gözardı edilemeyecek hale gelmiştir.

    Geçtiğimiz sene içerisinde gerçekleşen bir başka yenilik de ABD’de kitlelere ulaşmayı başaran, Amerika’nın 2000 seçimlerindeki başkan adayı Al Gore tarafından hazırlanan “İşe Gelmeyen Gerçek: Küresel Uyarı” isimli filmin gösterime girmesi oldu. Her ne kadar Al Gore’un bu filmden politik bir fayda sağlama amacında olduğu iddia edilebilirse de ilk kez bu film sayesinde başta Amerikan halkı olmak üzere dünya toplumları tarafından problemin ulaşmış olduğu boyutu farketme olanağı doğmuş olması ve bu konuda acilen ciddi önlemler alınması gerektiğinin kamu tarafından anlaşılmaya başlanması pozitif gelişmelerdir.

    YanıtlaSil
  3. İnsanlar tarafından atmosfere salınan gazların sera etkisi yaratması sonucunda dünya yüzeyinde sıcaklığın artmasına küresel ısınma deniyor. Daha ayrıntılı açıklamak gerekirse dünyanın yüzeyi güneş ışınları tarafından ısıtılıyor.


    Dünya bu ışınları tekrar atmosfere yansıtıyor ama bazı ışınlar su buharı, karbondioksit ve metan gazının dünyanın üzerinde oluşturduğu doğal bir örtü tarafından tutuluyor. Bu da yeryüzünün yeterince sıcak kalmasını sağlıyor. Ama son dönemlerde fosil yakıtların yakılması, ormansızlaşma, hızlı nüfus artışı ve toplumlardaki tüketim eğiliminin artması gibi nedenlerle karbondioksit, metan ve diazot monoksit gazların atmosferdeki yığılması artış gösterdi. Bilimadamlarına göre işte bu artış küresel ısınmaya neden oluyor. 1860’tan günümüze kadar tutulan kayıtlar, ortalama küresel sıcaklığın 0.5 ila 0.8 derece kadar artığını gösteriyor.

    Bilimadamları son 50 yıldaki sıcaklık artışının insan hayatı üzerinde farkedilebilir etkileri olduğu görüşünde.

    YanıtlaSil
  4. KÜRESEL ısınma bu derece hızlı giderse dünyada tatlı su kaynaklar bitebilir ve buzulların erimesi ile de tuzlu su (deniz, okyanus, vb.) içilemeyen kaynaklar büyük artış gösterip dünyadaki canlıların hayatını sona erdirebilir.Bunun engellenmesi içinde bize düşen bazı görevler vardır.

    YanıtlaSil
  5. Küresel ısınma, insan tarafından atmosfere verilen gazların sera etkisi yaratması sonucunda, dünya atmosferi ve okyanuslarının ortalama sıcaklıklarında belirlenen artışa verilen isimdir.

    50 yıldır saptanabilir duruma gelmiş ve önem kazanmıştır. Dünya'nın atmosfere yakın yüzeyinin ortalama sıcaklığı 20. yüzyılda 0.6 (± 0.2) °C artmıştır. İklim değişimi üzerindeki yaygın bilimsel görüş, "son 50 yılda sıcaklık artışının insan hayatı üzerinde fark edilebilir etkiler oluşturduğu" yönündedir.

    Küresel ısınmaya, atmosferde artan sera gazlarının neden olduğu düşünülmektedir. Karbondioksit, su buharı, metan gibi bazı gazların, güneşten gelen radyasyonun bir yandan dış uzaya yansımasını önleyerek ve diğer yandan da bu radyasyondaki ısıyı soğutarak yerkürenin fazlaca ısınmasına yol açtığı ileri sürülmektedir.

    Bunun yanısıra 1960'lı yıllarda başlayan "Gamma Işıması Patlamaları" küresel ısınmaya neden oluyor olabilir. Bu patlama ışımaları çok yüksek enerji ve radyasyon yayarak sadece Dünyamızı değil, Güneş'i, Güneş Sistemimizi ve yakın uzayımızı etkilemektedir. Fosil yakıt kaynaklı teoriye göre bu teori daha fazla soruya cevap verebilir niteliktedir. Fosil yakıt kaynaklı teori sadece Dünya'da ki ısınmayı açıklamaya yöneliktir ve güneş sisteminde ki ısınmayı açıklayabilmek noktasında yetersiz kalmaktadır. Oysa ki "gamma ışıması patlamaları"nı temel alan teori daha geniş zamanda soruları cevaplayabilmektedir. Gamma Işıması Patlamalarının etkisiyle daha da ısınmakta olan dünya iç çekirdeği de atmosfere salınmakta olan "iç çekirdek kaynaklı gazları"n çıkışını arttırmaktadır. (SEKAR -John/Velikovsky-TEORİSİ)

    Su buharı, diğer sera gazlarından farklı olarak güneşten gelen radyasyonun şiddetine ve gezegenin ortalama ısısına göre sabit olan bağlı bir değişkendir. Dolayısıyla küresel ısınma konusunda pasif etkiye sahiptir. Ancak diğer sera gazları, yer yer bağımsız değişken olarak küresel ısınma üzerinde aktif bir etki yaratabilirler. Örneğin karbondioksit, yoğun volkanik etkinlik sonucu ya da insanlar tarafından fosil yakıtların yakılmasıyla yoğun olarak atmosfere salınabilir. Bu durum, gezegenin ortalama ısısından bağımsız olarak ortaya çıkabilen ve ortalama ısının artması sonucunu doğuran bir etken olarak işlev görür.

    Bugün için bilim çevrelerinde küresel ısınmada baş rolün atmosferdeki karbondioksit oranının artmasına bağlanmaktadır. Her ne kadar atmosferdeki karbondioksit,

    * yeşil bitkilerin fotosentez olayında,
    * karbondioksitin litosfer yüzeyinde suda çözünmesiyle,

    atmosferden çekilmekte ise de, bu mekanizmaların kapasitesinin üzerinde karbondioksit salınımı, gezegen üzerinde sera etkisi yaratmaktadır.

    Su buharı dışındaki sera gazları dolayısıyla gezegen yüzeyindeki ortalama ısının artması, buharlaşmanın artmasına yol açacaktır. Bu ise atmosferde daha fazla su buharı, yani bulut oluşmasına yol açar. Bulutlar, güneşten gelen radyasyonun bir bölümünü dış uzaya yansıtırken bir bölümünü soğurarak ısınırlar, bir bölümünü de yeryüzüne geçirirler. Litosfer ve hidrosfere ulaşan bu radyasyonun da bir bölümü soğurularak ısınmaya yol açarken bir bölümü dış uzaya yansır. Dış uzaya yansıyan radyasyon yeniden bulut kütlesi ile karşılaştığında, aynı olaylar yaşanır, yansıtılır, soğutulur, dış uzaya kaçar.

    Bu mekanizma, su buharı dışındaki sera gazlarının atmosferde artması sonucu bulutların sera etkisini artırmakta, küresel ısınmaya yeni bir katkıya yol açmaktadır.

    YanıtlaSil
  6. Küresel ısınma nedir? Yeni bir terim mi yoksa
    kıtlıkların,kuraklığın ya da sellerin bu yüz yıldaki adı mı?
    *Küresel ısınma basit bir anlatımla evrendeki bildiğimiz tek canlı yaşamın olduğu Dünya ekosisteminin ısı ortalamasının artış göstermesidir.
    *Bütün sibernetik sistemler kendilerine bir etki yapıldığında kendi içinde o etki yok edecek bir tepki üretirler ve sonuçta bir denge
    noktasına (Klimax nokta) gelinir.

    YanıtlaSil
  7. KÜRESEL ISINMA
    Küresel ısınma bizim hatalarımız sonucu oluşuyor ve çevremizi kısacası DÜNYAMIZI mahvediyor.bizler eğer böyle bir şey olmasını istemiyorsa bilinçlenmeli..!

    Küresel ısınma en büyük etkisini 21. yüzyılda gösterecek.Dünyanın her yerinde küresel ısınmanın etkileri üzerine görüşmeler yapılıyor.Yıkıcı etkilerinin nasıl yavaşlatılabileceği konusunda araştırmalar yapılıyor.

    Küresel ısınmayla birlikte deniz seviyeleri yükselecek.10 yıl kadar sonra geri dönüş mümkün olmayabilir. Sera etkisiyle de gezegenimiz günden güne yok oluyor.Gezegenimizin çevresini saran bir kalkan var. Bu kalkan Nitrojen ve Oksijenden oluşuyor. Bu kalkan CO2 ( Karbondioksit) ve CH4 ( metan gazı) sebebiyle zarar görüyor.

    YanıtlaSil
  8. Küresel ısınma gibi ülkemizde bircok sorun var.aslında küresel ısınmanın; ülkemizin diğer önemli sorunlarından biri olan ekonomik kriz yüzünden arka planda kaldığını düsünüyorum.ve güzin e katılarak küresel ısınmaya son verebilmenin bizim elimizde olduğunu belirtiyorum.

    YanıtlaSil
  9. hepimizin bildiği gibi küresel ısınma insanların kısacası DÜNYANIN sonunu getiriyor..!
    Küresel ısınma, insan tarafından atmosfere verilen gazların sera etkisi yaratması sonucunda, dünya atmosferi ve okyanuslarının ortalama sıcaklıklarında belirlenen artışa verilen isimdir.
    50 yıldır saptanabilir duruma gelmiş ve önem kazanmıştır. Dünya'nın atmosfere yakın yüzeyinin ortalama sıcaklığı 20. yüzyılda 0.6 (± 0.2) °C artmıştır. İklim değişimi üzerindeki yaygın bilimsel görüş, "son 50 yılda sıcaklık artışının insan hayatı üzerinde fark edilebilir etkiler oluşturduğu" yönündedir.

    YanıtlaSil
  10. küresel ısınma çok kötü birşeydir buzullar eriyor okyanusların seviysi yükseliyor sıcaklar başlıyor

    YanıtlaSil
  11. BeNcE küresel ısınmaya yol açan sera gazlarının artmasına; temel olarak, fosil yakıtların yakılması (enerji ve çevrim), sanayi (enerji ilişkili; kimyasal süreçler ve çimento üretimi, vb. enerji dışı), ulaştırma, arazi kullanımı değişikliği, katı atık yönetimi ve tarımsal (enerji ilişkili; anız yakma, çeltik üretimi, hayvancılık ve gübreleme vb. enerji dışı) etkinliklerden kaynaklanan durumlar katkı sağlamaktadır.

    YanıtlaSil
  12. Küresel ısınma günümüzde bir felaket olarak adlandırılıyor.Bu felaketin baş kahramanları olarak bizler suçlu olduğumuzu bir türlü anımsayamıyoruz.yolda yürürken bile sıktığımız deodoranttan bir an olsun vazgeçemiyoruz ve yavaş yavaş sonumuzu getiriyoruz...

    YanıtlaSil
  13. Küresel ısınma insan tarafndan atmosfere verilen gazların sera etkısı yaratması sonucunda dünya atmosferi ve okyanuslarının ortalama sıcaklıklarında belirlenen artışa verilen isimdir.Atmosferdeki karbondioksit (CO2) ve metan (CH4) oranlarındaki artış dünya yüzeyinin sıcaklığını yükseltmektedir. CO2 oranındaki artış dünyanın yüzeyini ısıtmakta ve kutuplara yakın buzların erimesine yol açmaktadır. Buzlar eridikçe yerlerini kara veya sular almaktadır. Kara ve suların buza oranla daha az yansıtıcı olması güneş ışınımı emilimini arttırmakta ve dolayısıyla buzullarda daha fazla erimeye yol açmaktadır.Bizim yapmamız gereken önlemlerimizi almak,bu konuda araştırmalar yaparak bilgi sahıbı olmaktır.

    YanıtlaSil